Yengeç Burcunun
Özellikleri

(haziran 22 - temmuz 22 / Cancer)
Yöneticisi: Ay
Elemanı: Su
Karekteri: Öncü
Cinsiyeti: Dişi
Uğurlu günü: Pazartesi
Uğurlu sayı: 2
Uğurlu rengi: Gümüşi beyaz
Uğurlu taşı: Ay taşı, inci
Uğurlu madeni: Gümüş
İdare ettiği organ: Göğüs, mide
Olumlu Özellikler: Duyarlı, Becerikli, Zeki, İyi bir
yuva kurucu
Olumsuz Özellikler: Aşırı duygusal, Alıngan, Dağınık
Anlaştığı burç:
Akrep,
Balık,
Boğa,
Başak
Anlaşamadığı burç:
Koç,
Terazi
Zıt burcu:
Oğlak
(Zıtlaşarak anlaşır)
Ay'ın çocukları Yengeçler tıpkı Ay'a benzerler. Yani
duyguları tıpkı Ay'ın büyüyüp küçülmesi ve karanlık
dönemi gibi Yengeçler'in de duygusal dönemleri vardır.
Berrak bir gecede kırlara çıkıp Ay'ı gözlemekle Yengecin
karakteri hakkında pek çok ipucu elde edebilirsiniz. Ay
ışığı onlara çok yakışır.
Şehrin tozu dumanı arasında Ay'ı görmek zor olabilir,
ama her zaman bir almanağı veya ephemerisi(Ay ve diğer
gezegenlerin hareketini gösteren tablo)
inceleyebilirsiniz. Şayet böyle danışacağınız bir kitap
yoksa o zaman Hürriyet'in ilavesinde yazdığım yazıları
takip ederek Ay'ın konumunu tesbit edebilirsiniz. (Bunu
her zaman yapmıyorum. Çünkü Ay yaklaşık ikibuçuk günde
bir burç değiştiriyor) Ayın değişken şekline ve
görünüşüne dikkat edin. Büyüdükçe ve ışıltısı arttıkça,
gökyüzünde yavaş yavaş büyüyen kusursuz bir top şeklini
alır. Küçüldükçe de yavaş yavaş gözden kaybolur ve gümüş
gibi donuk bir pırıltıyla parlayan incecik bir ışıktan
başka bir şey kalmaz. Yengeç'in gelip geçici huyları da
sanki Ay'a göre ayarlanmış gibidir. Yengeçler de okyanus
sularının alçalmasına ve yükselmesine neden olan aynı
gizemli Ay etkisi altındadır. Bütün görünür değişimlere
rağmen aslında Ay hiçbir zaman gerçekten değişmez.
Sadece öyle görünür. Yani Ay'ın değişiyor olması bizim
yanılgımızdan başka bir şey değil. Tıpkı bunun gibi
Yengeçler de yükselen alçalan tüm dalgalanmalarına
karşın, hep aynı insan olarak kalırlar. Değişkenliği
içinde sürekliliği barındırır. Kendisini gördüğünüzde
hangi dönemde olduğunu bilirseniz (Ay'ın küçülme ve
büyüme dönemleri gibi) Yengeç'i tanımanız daha kolay
olacaktır.
Ona ilk kez çılgınca kahkaha atarken rastlayabilirsiniz.
Onun bu gülüşü kaçamayacağınız kadar bulaşıcıdır.
Gırtlaktan çıkan boğuk bir ses tonu alçalıp yükselerek
sürer gider. Eğlenceli yaşam havasında iken Yengeç'i
tanımakta hiç güçlük çekmezsiniz. Her dakika bir kahkaha
atarak, oradaki en neşeli insan olur. Eğer gösteriyi
yapan kendisi değilse, o zaman başka birinin esprilerine
aynı içten kahkahalarla gülecektir.
Yengeç'ten daha çok şakayı seven başka bir insan yoktur
ve normalde sessiz, nazik görünümüne uymayan bir
şekilde, komik tarafının birden patlak vermesi çok
şaşırtıcı olur. Ay'ın hiciv yeteneği derindedir. Hiçbir
zaman yüzeysel veya yapmacık değildir. Çünkü, insan
davranışlarının en hassas bir şekilde gözlemleyen odur.
Yengeç bu çılgınca Ay kahkahasını her gün atmaz, ama onu
bodrumdaki eski sandığın dibinden çekip çıkarıvermesi
bir an meselesidir.
Bunlar dışa dönük Aslanlar veya komik Yaylar gibi dikkat
çekmeğe çalışmazlar. Ancak dikkati çekmek istedikleri
zaman, Yengeçler'de inanılmaz bir göze çarpma yeteneği
vardır. Bu beklenmeyen davranış sizi yanıltmasın. Onlar
gizliden gizliye dikkati çekmekten hoşlanırlar. Haber
olmaktan, alkışlardan neredeyse bir Aslan kadar
hoşlanır. Açıkçası içine kapanık Yengeç beğenilmekten
müthiş etkilenir. Her şeyden kaçabilir fakat
beğenilmekten asla kaçmaz. Ay'ın dönemleri gibi duygusal
periyodları olan Yengeçler'in hangi dönemde
bulunduklarını anlamanız da o kadar zor değil. Mesela
karamsarlık denizinin karanlık derinliklerinde dolaştığı
bir sırada Yengeç dostunuzla karşılaşacak olursanız,
oradan olabildiğince hızlı uzaklaşın. Yakalanacak
olursanız,en neşeli anınızda bile sizi depresyonun en
ağır köşelerine çekebilir.
Yengeç, korkularını genellikle Ay'ın delice şakalarıyla
örter ama o korkular her zaman onun içindedir; gece
gündüz gölgeler içinde gizlenen isimsiz tehlikelerin
belli belirsiz korkusunu hisseder. Karamsarlık hiç
yakasını bırakmaz. Her zaman o güzelim tatlı hayalleri
bozmak için tetiktedir. Ne var ki o, bu korkuları
yenmeyi öğreninceye kadar, korkular onun yüreğinin
derinlerinde dolaşır ve ne zaman çok yükseklere uçmaya
kalksa keyfini kaçırır. Öylesine duygusal, öylesine
hassas ve öylesine kırılgandır ki, sert bir ifade, ses,
hatta bakışınızdan bile alınabilir. Fakat, onun ne
derece derinden yaralandığını anlamanız neredeyse
imkansızdır. Ama Yengeçleri tanıyorsanız, onun kabuğuna
çekilmesinden, sessizce içine kapanmasından derhal
anlayabilirsiniz. Belki ağzını açıp bir şey
söylemeyecektir. Zaten hiçbir şey söylemiyorsa, çok
derinden yara almış demektir. Bazen de neredeyse bir
Akrep'e taş çıkartacak bir kinle misilleme yapabilir,
ama bunu da yine derin bir gizlilikle yapar. Fakat, bu
davranışına pek rastlayamazsınız. Zira o ödeşmekten bir
süre sonra vazgeçip hiçbir şey yapmadan kabuğuna iyice
çekilmeyi tercih eder. Böyle bir durumda Yengeç tipleri
kuşku, umutsuzluk ve üzüntü içinde kendi içine çekilmek
ve yalnız kalmak ister. Tıpkı doğada yaşayan yengeçler
gibi.
Yengeç, tam bir sır küpüdür. İnsanlar otomatik olarak
sırlarını Yengeçler'e açarlar ama o, hassas sezgileriyle
insanların kafalarının içinde ne olduğunu zaten bilir.
Yengeçlerin şefkati son derece derin ve büyük ölçüde
sezgiye dayanır. Aklına koyduğu zaman ondan
gizlenebilecek hemen hemen hiçbir sır yoktur. Ama bu tek
yönlü bir yoldur. Sizinle ilgili her şeyi eninde sonunda
mutlaka öğrenir, ama siz onun gizli düşüncelerini hiçbir
zaman öğrenemezsiniz. Her ne kadar Yengeç duygularını
ayna gibi yansıtırsa da, elde edebileceği bir şey uğruna
savaşmadan ondan vazgeçmez. Sevdiği bir arkadaş veya
akraba, bir ünvan veya mevki, eski bir fotoğraf, hatta
yıpranmış bir koltuk olabilir. Hiç farketmez.
Yengeçler'in hassasiyeti zor durumda olanları anlayacak
kadar derindir. Üstelik acıma duyguları da gelişmiş
olduğu için başkasının yokluk çekmesine katlanamaz.
Fakat, yine de ilk hamleyi o yapmayacak, başka yardım
ellerinin uzanıp uzanmadığını anlamaya çalışacaktır.
Öyle kolay kolay hemen yardım elini uzatmaz. Gerçekten
ihtiyacı olup olmadığını anlaması gerekir. Tabii bu
sırada siz bir kaç kez boğulma tehlikesi
atlatabilirsiniz. Ancak, gerçekten kendisine ihtiyaç
duyulduğunu anladığı anda (Genellikle bu son an
olabilir) yardım elini düşünmeden uzatacaktır. Sizin
boğulmanızı izleyemeyecek kadar iyi kalplidir.
